Yıldırım’da eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken cinsel sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek başka bir kişiyle cinsel ilişkide bulunması (zina/aldatma) nedeniyle açılan boşanma davaları; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 161. maddesi uyarınca Yıldırım Aile Mahkemeleri nezdinde görülür. Zina, mutlak ve özel bir boşanma sebebi olup aldatma olgusunun hukuka uygun delillerle kanıtlanması halinde hakim tarafların kusur oranlarını tartışmaksızın boşanmaya karar verir. Kanundaki hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması ve iddiaların ispatlanması adına süreç uzman bir Yıldırım boşanma avukatı rehberliğinde yürütülmelidir.
🏛️ Yıldırım’da Zina Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Yıldırım ilçe sınırlarında ikamet eden veya son 6 aydır birlikte oturan eşlerin zina sebebine dayanarak açacağı boşanma davalarında görevli ve yetkili mahkeme Yıldırım Aile Mahkemeleri’dir.
TMK m. 161 uyarınca açılan zina davaları özel boşanma sebebi olduğundan, aldatma eyleminin varlığı kanıtlandığında evlilik birliğinin çekilmez hale gelip gelmediği ayrıca araştırılmaz.
⚖️ Zina Sebebiyle Boşanmanın Kanuni Şartları ve Tanımı
Zina, eşlerden birinin evlilik bağı sürerken karşı cinsten (veya karşı tarafça) başka bir kişiyle kendi iradesiyle cinsel ilişkide bulunmasıdır.
[Sadakat Yükümlülüğünün İhlali (Cinsel İlişki)] ➔ [Zinanın Öğrenilmesi] ➔ [6 Aylık / 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre] ➔ Dava Açılması
📋 Zina Davasının Unsur ve Şartları:
- Cinsel İlişki Şartı: Zina sayılabilmesi için cinsel ilişkinin gerçekleşmiş olması veya cinsel ilişkinin gerçekleştiğine dair güçlü karinelerin bulunması şarttır. Sadece duygusal yakınlaşma, mesajlaşma veya flört düzeyindeki davranışlar zina değil, “güven sarsıcı davranış” (TMK m. 166/1) sayılır.
- Kusur/İrade Şartı: Cinsel ilişkinin eşin özgür iradesiyle gerçekleşmiş olması gerekir (tecavüz, bayıltılma veya ağır tehdit altında gerçekleşen eylemler zina teşkil etmez).
⏱️ Zina Davasında Hak Düşürücü Süreler ve Affın Etkisi (TMK m. 161/2-3)
Zina nedenine dayalı boşanma davası açma hakkı kanunda çok sıkı hak düşürücü sürelere bağlanmıştır:
- 6 Aylık Süre: Zina eyleminin ve aldatan eşin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde dava açılmalıdır.
- 5 Yıllık Süre: Zina eyleminin işlendiği tarihten itibaren ne kadar süre geçerse geçsin 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer.
- Affın Etkisi (TMK m. 161/3): Zina eden eşini affeden (açıkça af beyanında bulunan veya aldatıldığını öğrendikten sonra evlilik ilişkisini ve cinsel yaşamı sürdüren) tarafın zina sebebine dayanarak dava açma hakkı ortadan kalkar.
🔎 Zina Davalarında İspat ve Hukuka Uygun Deliller
Zina eylemi genellikle gizli gerçekleştiğinden, Yargıtay içtihatlarına göre olayın doğrudan (görgü tanığı vb.) veya güçlü karinelerle ispatlanması yeterli kabul edilir:
- Otel ve Konaklama Kayıtları: Eşin başka bir kişiyle aynı otel odasında kaldığına dair EGM kayıtları zinanın varlığına karine sayılır.
- Fotoğraf ve Kamera Kayıtları: Uygunsuz vaziyette çekilmiş görseller veya mekan giriş-çıkış görüntüleri.
- HTS ve İletişim Trafiği: Gece geç saatlerde veya sık aralıklarla yapılan telefon görüşmeleri (içerik değil, iletişim yoğunluğu karine teşkil eder).
- Tanık (Şahit) Beyanları: Tarafları eve girerken/çıkarken gören veya duruma tanıklık eden kişilerin ifadeleri.
🔗 Yıldırım Aile Hukuku Rehberi
Zina nedeniyle boşanma, aldatma delillerinin tespiti, tazminat, velayet ve nafaka süreçleriniz için Aile ve Boşanma Hukuku sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
⚖️ Yıldırım Hukuki Danışmanlık ve Avukatlık Hizmeti
Yıldırım Boşanma Avukatı | Zina (Aldatma) Sebebiyle Boşanma Davası (TMK m. 161) ile ilgili hukuki süreçlerinizde hak kaybına uğramamak ve profesyonel hukuki destek almak için Y.T. Hukuk Bürosu – Avukat Yiğit TETİK ile iletişime geçebilirsiniz.



